1)    Çocuklarda en sık görülen testis tümörü aşağıdakilerden hangisidir?             (1998 NİSAN)
a)    Klasik seminom
b)    Teratom
c)    Yolk sak tümörü
d)    Kariokarsinom
e)    Spermatositik seminom
Testisde en sık görülen tümör germ hücre tümörleridir. Puberte sonrası tümü  maliğndir. Çocukluk  çağında en sık görülen testis, tümörü Yolk sak tümörüdür. Seminom 30-50 yaş arasında; spermatositik seminom 60 yaş üzeri erkeklerde görülür. Koriokarsinom 20-30 yaş arasında sıktır. Teratom her yaşta görülebilir.
Cevap – C

2)    Penil lezyonlardan hangisi squamöz hücreli ca’nın preküsör lezyonudur?            (1998 EYLÜL)
a)    Gonore 
b)    Sifiliz                            
c)    Condyloma acuminatum
d)    Bowen hastalığı
e)    Filariazis

Penisde en sık görülen maliğn tümör yassı epitel hücreli (skuamöz) karsinomdur. Displazi ve karsinoma in situ üzerinden gelişir. Bowen hastalığı tam kat epitel displazisi ile karakterli karsinoma in situdur. Yassı epitelle döşeli cilt, vulva, vajen gibi bölgelerde de görülebilir. Queyrat eritroplazisi de bu bölgenin displazik lezyonudur.
Cevap – D

3)    Jinekomasti ile basvuran 30 yaşındaki erkek hastada hangi testis tümörü olma olasılığı yüksektir? (1998 EYLÜL)
a)    Leydig hücreli tümör
b)    İmmatür teratom                         
c)    Seminom
d)    Koriokarsinom
e)    Embriyonal karsinom

Testisin seks – kord stromal tümörleri %95 beniğn yapıdadır. Hormon üreterek endokrin anomali yapabilir. Özellikle Leydig hücreli tümörde jinekomasti sık görülür.
Cevap – A

4)    Prostat kanserinde en önemli prognostik parametre, aşağıdakilerden hangisidir? (1999 NİSAN)
a)    Tümörün evresi
b)    Tümörün derecesi
c)    Serum PSA değeri
d)    Hastanın yaşı
e)    Tümörün DNA' ploidisi

Metastaz yapan her maliğn tümörde en önemli prognoz kriteri tümörün yayılım durumu yani evredir. Mikroskobik inceleme ile değerlendirilen derece (grade) ise prognozla ilişkili olmakla birlikte evreden sonra ikinci öneme sahiptir..
Cevap – A

5)    25 yaşındaki bir erkek hastada , testiste tümör saptanmıştır. Ameliyat materyalinden hazırlanan kesitlerde; belirgin nükleollu, anaplastik epitelial hücrelerin oluşturduğu alveoler, tubuler ve papiller yapılar gözlenmiştir. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? (1999 NİSAN)
a)    Klasik seminom
b)    Spermatositik seminom
c)    Embriyonel karsinom
d)    Koryokarsinom
e)    Teratom

Embriyonel karsinom testiste hemoraji ve nekroz odakları içeren invaziv tümör oluşturur. 20-30 yaş arası sık olup %90 olguda HCG ve/veya AFP yüksekliği belirlenir. Kesitlerde kordon, küme yada papiller yapılar oluşturan nükleolu belirgin anaplastik hücreler görülür.
Cevap – C


6)    Testiste ağrısız şişlik nedeniyle başvuran 24 yaşındaki bir hastada, alfa fetoprotein ve human korionik gonodotropin yüksekliği belirleniyor. En olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? (2000 EYLÜL)
a.    Tüberküloz orşit
b.    Klasik seminom
c.    Embriyonel karsinom
d.    Leydig hücreli tümör
e.    Rabdomyosarkom

Testiste ağrısız şişliğin en sık nedeni testis tümörleridir. Embrioner karsinom 20-30 yaşlar arasında görülüp sıklıka alfa fetoprotein ve human korionik gonadotropin yüksekliği ile karakterlidir. Seminomda da ise  AFP yükselmez.
Cevap – C

7)    Otuzaltı yaşındaki erkek hastada testiste ağrısız şişliğe neden olan tümör, en büyük olasılıkla aşağıdakilerden hangisidir? (2001 NİSAN)
a-    Yolk kesesi tümörü
b-    Teratom
c-    Koryokarsinom
d-    Seminom
e-    Sertoli hücreli tümör

Seminom 30-50 yaş arası en sık görülen testis tümörüdür. Makroskobik olarak iyi sınırlı olup hemoraji ve nekroz belirgin değildir. Mikroskobik olarak berrak sitoplazmalı  hücrelerin solid proliferasyonu, fibröz bantlar ve lenfositik infiltrasyon görülür. PLAP immünhistokimya ile pozitiftir. %10-50 olguda HCG üretebilir. Nonseminomatoz tümörlere göre daha iyi prognozlu ve radyosensitiftir.
Cevap – D

8)    Prostat karsinomunda  metastaz, en sık aşağıdakilerden hangisinde görülür? (2001 EYLÜL)
a)    Karaciğer
b)    Akciğer
c)    Lumbal vertebra
d)    Böbrek 
e)    Beyin

Prostat karsinomu, karsinom olduğu halde hematojen metastazın sık görüldüğü bir maliğn tümördür. Bölgesel lenf nodu metastazları, erken dönemde görülmekle birlikte hematojen yolla en sık lumbal vertebraya metastaz yapar.
Cevap – C

9)    Bel ağrısı yakınması nedeniyle hastaneye başvuran 60 yaşında erkek hastanın grafisinde, vertebralarda çok sayıda osteoblastik, metastaz ile uyumlu görünüm saptanmıştır. Primer tümör en büyük olasılıkla aşağıdaki organlardan hangisindedir? (2000 EYLÜL)
a.    Akciğer
b.    Böbrek
c.    Kolon
d.    Prostat
e.    Testis

Prostat karsinomu paravertebral plakesuslar aracılığı ile hematojen yolla vertebra metastazı yapabilir. Erkeklerde en sık görülen maliğn organ tümörüdür ve ileri yaşların hastalığıdır. Metastazları osteoblastik yapıda olabilir.
Cevap – D

10) Testis karsinomu gelişimi için en yüksek risk faktörü aşağıdakilerden hangisidir? (2002-EYLÜL)
a. Epispadias
b. Kriptorşidizm
c. Hipospadias
d. Fimozis
e. Klinefelter sendromu

Yanıt: B
Kriptorşidizm olgularında germ hücre tümörü riski, normal populasyona göre 30-40 kat artar. Klinefelter sendromu gibi gelişme anomalilerinde de, daha az olmak üzere, tümör riski vardır. Diğer şıklar testis tümörü ile ilişkili değildir.

11) Gleason derecelendirme sisteminin prostat kanserinde sık kullanılmasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir? (2005-EYLÜL)
a)    Lenfatik mikrometastazları belirlemesi
b)    Prognozla iyi korelasyon göstermesi
c)    PSA yüksekliği ile paralellik göstermesi
d)    Uzak metastazları belirlemesi
e)    Kapsül invazyonunu belirlemesi

Yanıt: B
Prostat karsinomu, mikroskobik olarak değişik derecelerde diferansiasyon gösteren adenokarsinomdur. Malign glandlar, nükleolleri belirgin, tek sıra küboidal hücrelerle döşelidir. Normal yapıda bulunan bazal hücreler yoktur. Az diferansiye olgular, gland oluşturmadan infiltratif hücre kümelerinden oluşur. Pleomorfizm ve mitoz belirgin değildir. Beniğn glandlarda bulunan bazal hücreler, maliğn glandlarda bulunmaz. Farklı diferansiasyon dereceleri aynı tümör içerisinde gözlenebildiğinden, özel bir skorlama sistemi olan Gleason sistemi deecelendirmede kullanılır. Gleson skoru prognozla ilişkilidir. 
 

12) Testiste embriyonal karsinom tanısı almış bir hastada kanda HCG düzeyindeki yüksekliği aşağıdakilerden hangisi açıklayabilir? (2005-EYLÜL)
a)    İndiferansiye hücrelerin varlığı
b)    Teratoma ait yapıların bulunması
c)    Seminom komponentinin eşlik etmesi
d)    Sinsisyal hücrelerin bulunması
e)    Tümörde geniş nekroz alanlarının yer alması

Yanıt: D
Embriyonel karsinom, sınırları belirsiz, hemoraji-nekroz alanı içeren agresif, invaziv tümörlerdir. 20-30 yaş arası sıktır. Epididim ve spermatik kordonu invaze edebilir. Büyük, ilkel görünümlü epitelioid hücreler, bazofilik sitoplazmalı ve nukleolusu belirgin büyük nüveler içerirler. Solid, glandüler, papiller yapılar oluşturabilirler. Diğer germ hücre tümörleri ile birlikte olabilirler. Küçük bir kitle halinde bile metastaz yapabilir.  Sıklıkla sinsisyal hücrler bulunduğundan HCG, ve fokal yolk sak alanları içerdiğinden AFP yüksekliği belirlenir.

13) Testis tümöründe alfa fetoprotein aşağıdakilerden hangisinden köken alır? (2006-EYLÜL)
a)    Yolk sak tümörü
b)    Koryokarsinom
c)    Seminom
d)    Leydig hücreli tümör
e)    Sertoli hücreli tümör

Yanıt: A
Tümör  belirleyicilerinin en önemli olduğu tümör testis tümörleridir. Sertoli ve Leydig hücreli tümörler, seks kodr-stromal tümörler olup çoğu kez beniğndir. Bunlarda jinekomasti gibi endokrin anomaliler görülebilir. Germ hücre tümörlerinin ise,  puberte sonrası hemen tümü maliğndir. Tümör belirleyicileri ile tümör tipleri ayırt edilebilir. Seminomda %5-10 olguda HCG yükselebilirse de, alfa fetoprotein (AFP) artmaz. Yolk sak tümöründe ise %100 olguda AFP artmıştır. Karışık histolojik yapıdaki bir germ hücre tümöründe AFP varlığı yolk sak komponentinin varlığını; HCG artışı ise sinsisyotrofoblastların (koryokarsinom) varlığını gösterebilir.

14) Aşağıdakilerden hangisi testis kanseri insidansında artışa neden olur? (2007-NİSAN)
a) Kriptorşidizm
b) Granülomatöz orşit
c) Kabakulak
d) Sifiliz
e) Marfan sendromu

Yanıt: A
Testiste sert, ağrısız büyümenin en sık nedeni neoplazmdır. En sık 15-34 yaş grubunda 2/100.000 erkekde görülür. %95’i germ hücre kökenlidir. Germ hücre kökenli tümörlerin, puberte sonrası, hemen hemen tümü maliğndir. Sertoli ve/veya Leydig hücreli tümörler az görülüp çok iyi huyludur. Steroid hormon sentezleyip salgılayarak endokrin anomali oluşturabilirler. Örneğin Leydig hücreli tümör, jinekomasti gelişimine yol açabilir. 
Risk faktörleri: 
•    Kriptorşidizmde risk 10-40 kat artmıştır.
•    Testiküler feminizasyon ve Klinefelter sendromu gibi testis disgenezilerinde risk artmıştır.
•    Genetik faktörlerin rolünü vardır. 
•    Beyazlarda daha sıktır.

15) Rektal muayenede sert bir nodül ele gelen 75 yaşında erkek hastanın serum PSA değeri 20ng/ml dir. Bu hastanın prostat biyopsisinde hangisinin izlenme olasılığı en yüksektir? (2007-EYLÜL)
a) Adenokarsinom
b) Enfarktüs
c) Kronik prostatit
d) Leiomyom
e) Beniğn prostat hipertrofisi

Yanıt: A
Prostat karsinomu erkeklerde en sık görülen organ karsinomudur. 50 yaş üzerinde akciğer kanserinden sonra 2. sırada kanser ölüm nedenidir. Klinik bulgu verenler 65-75 yaş arası sıktır. 80 yaş üzerinde %70 erkekte latent kanser bulunabilir. %70 olgu posteriör periferik zondan gelişir ve rektal incelemede palpe edilebilir. Nodüler hiperplaziye göre daha geç uretra tıkanıklığı yapar. PSA normal ve neoplastik prostat epitelince üretilir. N= 4 ng/ml’dir. Bu düzey, nodüler hiperplazi, prostatit ve karsinomlarda yükselir. 4-10 ng/ml arası şüpheli olmakla birlikte, daha yüksek değerlede maliğnite olasılığı yüksektir. Bu nedenle dijital rektal inceleme, transrektal US ve iğne biopsisi sonuçları ile birlikte değerlendirilir. PSA tümörlü hastaların izlenmesinde de kullanılır. Bu hastada hastanın yaşı, rektal tuşede sert kitle ve PSA’ nın oldukça yüksek olması maliğniteyi düşündürmektedir. Kesin tanı transrektal ultrasonografi eşliğinde yapılan tru-cut (iğne) biopsilerinin patolojik incelemesi ile konulur.

16) Prostat karsinomunun rektal muayenede saptanabilmesinin nedeni aşağıdakilerden hangisidir? (2008-NİSAN)
a)    Sıklıkla nodüler hiperplazi ile birlikte olamsı
b)    Prostatın periferik zonunda yerleşmesi
c)    Üretral kanalı oblitere etmesi
d)    Lokal lenf nodlarına yayılması
e)    Glandların kistik genişleme göstermesi
Yanıt: B
Prostat karsinomu en sık posterior periferik bölgede yerleşir. Bu bölge rektumun hemen önünde olup rektal tuşede sert kitle olarak ele gelir. Hiperplazi ise periüretral transizyonel zonda gelişir ve erken dönemde üretral kanalı oblitere ederek az az ve sık sık idrara çıkma (prostatizm) bulgusunu oluşturur.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile