61. Malign neoplazmlarda hücre diferansiasyonun kaybını ifade eden terim aşağıdakilerden hangisidir?
A) Pleomorfizm
B) Hiperkromazi
C) Displazi
D) Anaplazi
E) Aplazi

(Sitede neoplazi çalışma soruları, soru: 55 ile aynı)

Diferansiasyon : Tümörün köken aldığı hücreleri taklit edebilme yeteneğidir. İyi diferansiye tümörler düşük dereceli (grade’li), köken aldığı hücrenin özelliklerini taşıyan tümörlerdir ve mikroskobik incelemede kolay tanınırlar. Endokrin kökenli iyi diferansiye tümörler, hücrenin fonksiyonunuda taklit ederek hormon üretebilirler. Tümörün diferansiasyonu azaldıkça (az diferansiye, indiferansiye tümör) derecesi artar ve tanısı zorlaşır.

Anaplazi: Diferansiasyonun tamamen kaybıdır. Özellikleri:
- Pleomorfizm: Hücre ve hücre nüvesinde, boyut ve şekil farlılığı

- Anormal nükleer görünüm: DNa içeriği artmış, hiperkromatik ve iri nüveler, belirgin nükleol varlığı

- Mitoz: Artmış tipik ve atipik (tripolar, quadripolar) mitozlar

- Polarite kaybı: Oryantasyon bozukluğu, polarite kaybı, anarşik, disorganize büyüme

- Diğerleri: Tümör dev hücreleri, tümör merkezinde iskemik nekroz

(Anaplazi daha öncede tarif edilerek soruldu. 2004-Eylül)



62. Aşağıdakilerden hangisi temel olarak apoptozis yoluyla gelişen bir patolojik durum değildir?
A) Viral enfeksiyonlarda hücre ölümü
B) Embriyonun gelişimi sürecindeki organogenez
C) Kastrasyon sonrası prostat atrofisi
D) Menstrüal siklusta endometrial hücre yıkımı
E) Koroner arter tıkanması sonucu miyokart hücresi ölümü

Apoptoz : Hücre ölümünün nekrozdan farklı bir diğer morfolojik biçimidir. Programlı hücre ölümüde denir. Tek hücre yada küçük hücre gruplarının ölümü şeklinde görülür. Nekroz her zaman patolojik iken, apoptoz fizyolojik ve patolojik olarak oluşabilir.

Fizyolojik:

* Embriyogenesisi sırasında gereksiz bölgelerin ortadan kaldırılması
* Erişkinde hormon bağımlı involusyon: menstrüel sikluda endometrial dökülme, menapozda ovarian foliküler atrezi, laktasyon bitince memede küçülme, kastrasyon sonrası prostatik atrofi
* Kript epiteli gibi sürekli çoğalan hücrelerde, belirli bir sayının korunabilmesi için, hücre delesyonu
* İnflamasyon ve immün reaksiyonlarda, görevi biten hücrelerin ortadan kaldırılması
* Self-reaktif lenfositlerin eliminasyonu
* Viral enfeksiyonlar, tümörler ve transplant rejeksiyonunda sitotoksik T lenfositlerinin hücreleri öldürmesi

Patolojik:

* Zedeleyici etkenlere bağlı oluşan hücre ölümü: radyasyon, kanser ilaçları ile oluşan DNA hasarı, hafif dereceli hipoksi, endoplazmik retikulumda dejenere proteinlerin birikimi ile oluşan stres
* Viral hepatit gibi viral enfeksiyonlarda, enfekte hücrelerin ölümü (Councilman cisimciği)
* Duktus tıkanıklığı sonrasında, pankreas, parotis ve böbrekde parankimal atrofi
* Tümörlerde hücre ölümü
* Mitokondrial permeabilite bozukluğu ile, nekrotik olaylarda apoptozunda eklenmesi
* Liken plan gibi bazı cilt hastalıklarında görülen Civatte cisimciği

(Bu sorunun hazırlanma biçimine olan itirazımı ana sayfada belirtmiştim.)



63. Benzen, aşağıdaki neoplazmlardan hangisinin etiyolojisinde rol oynar?
A) Lösemi
B) Akciğer kanseri
C) Deri kanseri
D) Nazofarenks kanseri
E) Karaciğer kanseri



64. Aşağıdakilerden hangisi miyeloproliferatif hastalıklar içinde yer almaz?
A) Kronik miyeloid lösemi
B) Polisitemia vera
C) Multipl miyelo
D) Esansiyal trombositemi
E) Kronik eozinofilik lösemi

Bu soru kalıbı board sınavlarında kullanılıyor. Bkz. sitedeki Avrupa Patoloji Board soruları.

Multiple myelom plazma hücre tümörü olup B lenfositi kökenli non-Hodgkin lenfoma grubunda yer alır. Myeloid seri ile ilişkili değildir. (Bkz. Ders notları/lenfoma ve lösemiler/myeloid neoplaziler)



65. Aşağıdaki hastalıklardan hangisinin patogenezinde hücre-aracılı hipersensitivite reaksiyonu rol oynar?
A) Otoimmün hemolitik anemi
B) Sistemik lupus eritematozus
C) Diabetes mellitus tip 1
D) Astım
E) Pernisiyöz anemi





66. Tükürük bezinde pleomorfik adenomdan sonra ikinci sıklıkta görülen benign neoplazm aşağıdakilerden hangisidir?
A) Warthin tümörü
B) Bazal hücreli adenom
C) Onkositom
D) Monomorfik adenom
E) Kanaliküler adenom

Tükrük bezlerinde en sık görülen beniğn tümör pleomorfik adenom (%50); ikinci sıklıkta görülen beniğn tümör ise Warthin tümörüdür (%5-10). Tükrük bezinde en sık görülen maliğn tümör ise mukoepidermoid karsinomdur.


67. Aterogenezde en erken gözlenen değişiklik aşağıdakilerden hangisidir?
A) Düz kas hücresi proliferasyonu
B) Monositlerin makrofajlara dönüşümü
C) Endotel hücresi zedelenmesi
D) Damar duvarında lipoproteinlerin birikimi
E) Ekstraselüler matriks proteinleri birikimi



Aterogenezi başlatan olay endotel hücre zedelenmesidir. Monositler zedelenen bölgeye göç ederek tutunur ve intimaya geçerek makrofajlara dönüşür. Lipid partiküllerini fagosite ederek köpüklü hücrelere dönüşürler. Salgıladıkları kemokinler ile inflamasyonu uyarırlar. Düz kas hücre çoğalmasına yol açan PDGF, FGF, TGF-alfa gibi faktörleri üretirler. Düz kas hücreleri çoğlarak media tabakasından intimaya göç eder ve ekstraselüler matrik üretirler. Böylece fibrozis gelişir. Aterosklerotik plakların 3 ana komponeni bulunur: 1- makrofajlar, düz kas hücreleri ve T hücreleri 2- Kollajen, elastik lifler ve proteoglikanlardan oluşan ekstraselüler matriks 3- İntraselüler ve ekstraselüler lipid




68. Kronik böbrek yetmezliği nedeniyle uzun süredir hemodiyalize giren bir hastada hangi tip amiloid protein birikimi olur?
A) AA
B) APrP
C) AL
D) ATTR
E) Aβ2m

Tekrar soruları, soru: 283 ile aynı.

69. Daha önce önemli kronik hastalığı olmayan ancak ritm bozukluğu ve kalp yetmezliği tedavisi gören 87 yaşında erkek hastaya ölümünden sonra otopsi yapılmıştır. Kalpten hazırlanan kesitlerde interstisyumda eozinofilik madde birikimi saptanmış ve bu madde Kongo kırmızısı boyası ile boyandığında polarize ışık altında yeşil renk verdiği görülmüştür. Bu madde en büyük olasılıkla aşağıdakilerden hangisidir?
A) Ig hafif zinciri
B) Transtiretin
C) Dejenerasyon gösteren kollajen
D) β2-mikroglobulin
E) Amiloid ilişkili protein



***Genel patoloji ile ilgili soruların çoğu yine tablolardan sorulmuş. Her zaman söylediğim gibi, tablolardan soru hazırlamak hem daha kolay; hem de komplike konularda hatalı soru hazırlama riskini azaltıyor.


70. Sol testisinde kitle ve akciğerinde multipl, kanamalı ve nekrotik nodüller gözlenen erişkin bir hastada, serumda HCG seviyesi yüksekliği saptanıyor. Bu hastadaki HCG hormonunun hücresel kaynağı aşağıdakilerden hangisi olabilir?
A) Yolk sak hücreleri
B) Embriyonal karsinom hücreleri
C) Sitotrofoblastlar
D) Sinsityotrofoblastlar
E) Leydig hücreleri

(Sitedeki ürogenital sistem çalışma soruları: 44. soru ile aynı. Yalnız burada tümörün tipini bilip HCG üreten hücrenin ayırt edilmesi iztenmiş) Koriokarsinom HCG üreterek jinekomasti gelişimine yol açabilir. Hızla hematojen metastaz yapan, kötü prognozlu bir tümördür. Hastada testisde kitle, yaygın akciğer metastazlarının varlığı ve HCG artışı koriokarsinomla uyumludur.

71. Atipik pnömonilerde, iltihabi reaksiyon akciğerin hangi alanında baskın olarak saptanır?
A) Alveollerin içinde
B) Bronş içinde
C) İnterstisyumda
D) Bronşiyol içinde
E) Plevral yüzeyde

İltihabi reaksiyonun alveol boşlukları yerine intersisyumda yerleşmesi yani alveoler eksudanın olmaması, konsolidasyon bulgusunun saptanmaması, orta derecede balgam çıkarılması ve lökositlerde yalnızca orta derecede bir artış olması nedeni ile, bu grup pnömonilere atipik pnömoni adı verilmiş. En sık etken mycoplazma olmakla birlikte virüsler, Chlamydia pneumoniae ve Coxiella burnetii bu tabloya yol açabilir.

72. Pediatrik yaş grubunda karaciğerde en sık görülen ve WNT / beta-katenin sinyal yolunda aktivasyonla karakterize olan tümör aşağıdakilerden hangisidir?
A) Hepatoselüler karsinom
B) Hepatoselüler adenom
C) Kolanjiyokarsinom
D) Kavernöz hemanjiyom
E) Hepatoblastom

Hepatoblastom erken çocukluk döneminin en sık görülen karaciğer tümörüdür. Karakteristik özelliklerinden biri WNT/beta-katenin sinyal yolunda aktivasyondur. Familial adenomatöz polipozis sendromu ve beckwidth-Widemann sendromu ile ilişkili olabilir. Kemoterapi ve komplet rezeksiyon ile 5 yıllık sağkalım %80’e yükselmiştir.



73. Primer sklerozan kolanjiti olan 30 yaşında kadın hastanın öyküsünden atak ve remisyonlar ile devam eden, özellikle atak dönemlerinde, dışkılama isteğine eşlik eden kramp şeklinde alt abdomende ağrısı ve kanlı, mukuslu diyaresi olduğu öğreniliyor. Yapılan kolonoskopide rektumdan başlayıp proksimale doğru kesintisiz devam eden mukozada ülserasyonlar ve arada sağlam normal mukoza görümünü saptanıyor. Kolon biyopsisinin mikroskopik incelemesindeyse, kriptlerde nötrofil kümelenmesi ve lamina propria'da yabancı cisim reaksiyonu görülüyor.
Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Ülseratif kolit
B) Crohn hastalığı
C) Psödomembranöz kolit
D) Amebik kolit
E) Familyal adenomatöz polipozis

Ülseratif kolit ve primer sklerozan kolanjit birlikteliği daha öncede soruldu. 1999-Nisan ve 2008-Eylül. (Bkz. konularına göre TUS soruları/pankreas ve hepatobilier sistem) Bu kez ülseratif kolit kliniği tarif edilerek sorulmuş. Farklı olan hastanın kadın olması. Erkeklerde 2 kat daha sık görülür.



74. Kolesistektomi materyalinde kese içinde çok sayıda siyah renkli pigment taşları görülmesi durumunda öncelikle aşağıdakilerden hangisi düşünülmelidir?
A) Gebelik
B) Oral kontraseptif kullanımı
C) Herediter sferositoz
D) Hiperlipidemi sendromu
E) Obezite

Pigment taşları anormal insoluble kalsiyum tuzları, unkonjuge bilirubin ve inorganik kalsiyum tuzlarının karışımından oluşur. Hemolitik sendromlar, ileri derecede ileal disfonksiyon ve safra yollarının bakteriyel kontaminasyonu gibi safrada bilirubin artışına yol açan nedenler, pigment taşlarının gelişme riskini arttırır.


75. Aşağıdaki tümörlerden hangisi en sık pineal gland bölgesinde görülür?
A) Oligodendrogliom
B) Pleomorfik ksantoastrositom
C) Ependimom
D) Lenfoma
E) Germ hücreli tümörler

Daha önce hangisi tipik olarak pineal bölgeye yerleşir diye germ hücre tümörleri sorulmuştu (2006-Nisan. Bkz. konularına göre TUS soruları/sinir sistemi) . Bu sınavda soru ters yüz edilerek sorulmuş.


76. von Hippel-Lindau hastalığında, santral sinir sisteminde görülmesi beklenen tümör aşağıdakilerden hangisidir?
A) Subependimal dev hücreli astrositom
B) Schwannom
C) Hemanjiyoblastom
D) Meninjiyom
E) Nörositom

von Hippel Lindau sendromu OD geçişli kanser sendromlarından biridir. Retina, serebellum, beyin sapı hemanjiom ve hemanjioblastomları, organ kistleri ve renal hücreli karsinom riski artmıştır. (Sitenin neoplazi ders notu)

77. Aynı meme veya her iki memede birden çok odaklı olarak görülebilen ve sıklıkla E-kaderin kaybı gösteren karsinom aşağıdakilerden hangisidir?
A) Duktal karsinom
B) Lobüler karsinom
C) Medüller karsinom
D) Kolloidal karsinom
E) Tübüler karsinom

E-cadherin adezyon molekülü olup epitel hücrelerinin tutunmasını sağlar. Kaybı ile hücreler birbirine tutunamayıp glandüler yapıları oluşturamaz. Memenin invaziv lobüler karsinomunda maliğn epitelial hücreler, bu nedenle, duktus benzeri yapıları oluşturamaz ve tek sıra halinde dizilmiş (indian file) maliğn hücreler görülür.

78. Çocukluk çağında boyun bölgesine radyasyon almış 16 yaşındaki bir çocukta sağ servikal bölge lenf nodundan yapılan ince iğne aspirasyon biyopsisinde şeffaf nükleuslu hücreler ve psammom cisimcikleri görülmüştür.
Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Nazofarenks kanseri
B) Papiller tiroid kanseri
C) Hodgkin lenfoma
D) Anaplastik büyük hücreli lenfoma
E) Skuamöz hücreli karsinom

Çocukluk çağında radyasyona maruz kalmış olanlarda erken dönemde görülen tümörlerden biri tiroidin papiller karsinomudur. Tanı anında servikal lenf nodu metastazı sık olmakla birlikte kötü prognoz faktörü olarak kabul edilmez. Tanı için nüve değişiklikleri önemlidir. Hipokromatik, şeffaf nüveler, nükleer çentik oluşumu, nüvelerin üst üste yığılım göstermesi gibi özellikler görülür. Her vakada görülmemekle birlikte, psammom cimciklerinin varlığı karakteristiktir. (Bkz. tekrar soruları, soru 141, soru 101)

79. Disfonksiyonel uterus kanamasının en sık nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
A) Endometrial polip
B) Adenomiyozis
C) Kronik endometrit
D) Anovulatuvar siklus
E) Endometrial hiperplazi

Disfonksiyonel kanama, herhangi bir organik lezyona bağlı olmadan, fonksiyon bozukluğu sonucunda oluşan anormal kanamalardır. En sık uterin kanama nedenidir. Myom, polip, kanser yada adenomyozis kanamaya yol açan organik lezyonlardır. (Bkz. Meme ve kadın genital sistem çalışma soruları soru: 11 ve soru: 6)

80. BRCA1 geninin mutasyonu, kadın genital sisteminde aşağıdaki tümörlerden hangisinin gelişiminde en sık rol oynar?
A) Endometriyum kanseri
B) Over kanserleri
C) Serviks kanseri
D) Vajen kanseri
E) Vulvar kanserler

BRCA-1 ve BRCA-2 genleri: BRCA-1 gen mutasyonu ile meme, over kanserleri yanı sıra prostat ve kolon kanseri riskinde hafif artış olur. BRCA-2 gen mutasyonu ise over ve erkek meme kanseri yanı sıra, melanom ve pankratik tümör riskini arttırır. Ailesel meme karsinomlarının çoğunda, bu genlerin mutasyonu belirlenirse de, diğer genlerden farklı olarak, sporadik olgularda etkileri gösterilememiştir.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile